Bilirubin, başta yaşlanmış (senescent) eritrositlerin yıkımı olmak üzere hemoproteinlerin katabolizması sonucu oluşan tetrapirol yapılı bir son üründür. Günlük üretim erişkinde yaklaşık 250-400 mg'dır. Üretimin %80-85'i yaşlı eritrositlerden, kalan kısmı ise inefektif eritropoez ve sitokrom yıkımından gelir.
Enzimatik Kaskad (Dalak ve Karaciğer Makrofajlarında):
Ankonjüge bilirubin (UCB) suda çözünmediği için plazmada taşıyıcılara mutlak bağımlıdır. Kan-beyin bariyerini geçip nörotoksik etki (Kernikterus) yaratmaması için %90 oranında Albümine non-kovalent olarak bağlanır.
Bilirubin-Albümin kompleksi Disse aralığına geçer. Albümin dolaşımda kalırken, bilirubin hepatosit membranındaki OATP1B1 ve OATP1B3 taşıyıcılarıyla içeri alınır ve hücre içinde Ligandinler (GST) tarafından tutulur. (Not: OATP defekti Rotor Sendromuna yol açar).
Konjugasyon (Biyotransformasyon):
Suda çözünür konjüge bilirubin, apikal membrandaki MRP2 (ABCC2) pompası ile aktif olarak safra kanalikülüne atılır. Bu adım tüm eliminasyon sürecinin en yavaş, hız kısıtlayıcı basamağıdır.
Safrayla duodenuma dökülen konjüge bilirubin, bağırsak florasındaki (bakteriyel) Beta-glukuronidaz ile dekonjüge edilir ve Bilirubin Redüktaz ile renksiz Ürobilinojen'e indirgenir.