İçeriğe atla

Miyelodisplastik Sendromlar (MDS)

Güncelleme: 14 Mar 2026

Tanım ve Patofizyoloji

Miyelodisplastik Sendromlar (miyelodisplastik sendrom (MDS)), hematopoietik kök hücrelerin klonal bir bozukluğu olup, kemik iliğinde artmış apoptoz (inefektif hematopoez) sonucu gelişen periferik kan sitopenileri, hücresel morfolojide displazi ve Akut Miyeloid Lösemiye (akut miyeloid lösemi (AML)) transforme olma riski ile karakterize heterojen bir hastalık grubudur.

Hastaların kemik iliği genellikle hiperselülerdir (hücreden zengindir), ancak üretilen hücreler defektif olduğu için kemik iliği içinde erken yıkıma uğrarlar (apoptoz). Bu paradoksal durum, periferik kanda anemi, nötropeni ve/veya trombositopeni olarak yansır.

Morfolojik Bulgular (Displazi)

Tanının temel taşı, periferik yayma ve kemik iliği aspirasyonunda en az bir seride ≥%10 oranında displastik hücre saptanmasıdır. Her seriye özgü spesifik bulgular şunlardır:

  • Eritroid Seri: Çekirdek tomurcuklanması, multinükleasyon, megaloblastik değişiklikler ve Prusya mavisi boyamasında mitokondrilerde demir birikimini gösteren Yüzük (Ring) Sideroblastlar.
  • Granülositik (Miyeloid) Seri: Sitoplazmik granülasyon kaybı (hipogranüler nötrofiller) ve bilobe veya segmente olmamış (gözlük şeklinde) çekirdek yapısı ile karakterize Pelger-Huët Anomalisi (Pseudo-Pelger-Huët).
  • Megakaryositik Seri: Mikromegakaryositler ve hipolobe (tek çekirdekli) megakaryositler tipiktir.

Klinik Prezantasyon

MDS genellikle ileri yaş hastalığıdır (medyan tanı yaşı 70 civarındadır). Birçok hasta rutin kan sayımında izole makrositik anemi veya bositopeni/pansitopeni saptanmasıyla asemptomatik evrede tanı alır.

Semptomatik hastalarda klinik tablo, eksik olan hücre serisine bağlıdır: Dirençli anemiye bağlı yorgunluk ve efor dispnesi (en sık), nötropeniye bağlı tekrarlayan enfeksiyonlar ve trombositopeniye bağlı mukokutanöz kanamalar görülür. Fizik muayenede izole MDS olgularında genellikle organomegali (hepatosplenomegali) veya lenfadenopati beklenmez (varsa KML, miyelofibrozis veya örtüşen MDS/MPN sendromları düşünülmelidir).

Sitogenetik ve Risk Sınıflandırması (IPSS-R / IPSS-M)

Prognozu ve tedavi kararını belirleyen en önemli faktörler kemik iliğindeki blast oranı, sitopenilerin derinliği ve sitogenetik/moleküler anomalilerdir. Günümüzde Revize Uluslararası Prognostik Skorlama Sistemi (IPSS-R) ve moleküler verilerin eklendiği IPSS-M kullanılmaktadır.

  • İyi Prognostik Bulgular: Normal karyotip, izole del(5q), izole del(20q) veya -Y.
  • Kötü Prognostik Bulgular: Kompleks karyotip (≥3 anomali), 7. kromozom anomalileri (-7, del(7q)). Moleküler düzeyde özellikle TP53, ASXL1 ve RUNX1 mutasyonları yüksek AML transformasyon riski ve kötü sağkalım ile ilişkilidir.
  • SF3B1 Mutasyonu: Genellikle ring sideroblastlarla ilişkili olup (MDS-RS), nispeten daha iyi bir prognoza işaret eder.

Tedavi Stratejileri ve Spesifik Ajanlar

Tedavi, hastanın risk grubuna (düşük vs. yüksek) göre planlanır. Düşük riskli hastalarda amaç sitopenileri düzeltmek ve yaşam kalitesini artırmak iken, yüksek riskli hastalarda amaç AML'ye dönüşümü geciktirmek ve sağkalımı uzatmaktır.

  • Düşük Risk Grubu: Semptomatik anemi için Eritropoez Uyarıcı Ajanlar (ESA) kullanılır. Ring sideroblastlı ve ESA'ya dirençli hastalarda TGF-beta yolağını modüle eden Luspatercept etkilidir.
  • İzole Del(5q) Sendromu: Genellikle ileri yaş kadınlarda, makrositik anemi ve normal/yüksek trombosit sayısı ile seyreden özel bir MDS alt tipidir. Bu hasta grubunda Lenalidomid (immünomodülatör bir ajan) son derece spesifik ve yüksek etkili bir tedavidir, hastaların büyük kısmında transfüzyon bağımsızlığı sağlar.
  • Yüksek Risk Grubu: AML'ye ilerleme riski yüksek olan bu grupta DNA metiltransferaz inhibitörleri olan Hipometile Edici Ajanlar (Azasitidin ve Desitabin) standart farmakolojik tedavidir. Bu ajanlar sağkalımı uzatır.
  • Küratif Tedavi: Yüksek riskli, genç ve performansı uygun hastalarda yegane küratif seçenek Allojenik Hematopoietik Kök Hücre Naklidir (Allo-hematopoetik kök hücre nakli (HSCT)).