Hücrelerde kortizolün Mineralokortikoid Reseptörüne (MR) bağlanması ve bu reseptörü uygunsuz bir şekilde aktive etmesi, pre-reseptör enzimatik mekanizmalar, post-translasyonel reseptör modifikasyonları ve sistemik taşıyıcı proteinler aracılığıyla çok katmanlı bir şekilde engellenir.
Fizyolojik ve nefrolojik açıdan bu engelleme mekanizmaları ve hücresel dinamikler şu şekildedir:
İn vitro koşullarda mineralokortikoid reseptörü (MR); hem ana mineralokortikoid olan aldosterona hem de ana glukokortikoid olan kortizola (veya kemirgenlerde kortikosterona) eşit seviyede yüksek afinite gösterir (Kd ≈ 0.5-2 nmol/L). Ancak sistemik dolaşımda serbest kortizol konsantrasyonu aldosterondan yaklaşık 100 ila 1000 kat daha yüksektir. Bu afinite ve konsantrasyon dengesizliğine rağmen kortizolün MR'ı işgal etmesini engelleyen birincil hücresel mekanizma 11β-hidroksisteroid dehidrogenaz tip 2 (11β-HSD2) enzimidir.
Enzimatik inaktivasyonun yanı sıra, böbrekteki toplayıcı kanalların interkalar hücrelerinde kortizolün (ve aldosteronun) MR'a bağlanması doğrudan reseptör seviyesindeki bir post-translasyonel modifikasyonla engellenir:
Doku düzeyindeki mekanizmaların öncesinde, sistemik dolaşımdaki Kortikosteroid Bağlayan Globulin (CBG / Transkortin) kortizole yüksek afinite ile bağlanır. Plazmadaki kortizolün %90'ından fazlası CBG'ye bağlıdır ve sadece serbest olan fraksiyon hücre zarlarından pasif difüzyonla dokulara geçebilir. Bu durum dokulara sunulan serbest kortizol yükünü bir miktar sınırlandırsa da, serbest kortizol düzeyi tek başına MR'ı korumaya yetmediği için esas korumayı dokudaki 11β-HSD2 üstlenir.
Kortizolün MR'a bağlanmasını engelleyen bu bariyerler bazı patolojik ve fizyolojik durumlarda ortadan kalkar: