İçeriğe atla

Hepatosellüler Karsinom (HCC): Etiyoloji, Tanı, Evreleme ve Tedavi

Güncelleme: 22 Eyl 2026

Genel Bakış

Hepatocellular Karsinom (HCC), primer karaciğer malignitelerinin yaklaşık %75'ini oluşturan ve küresel ölçekte kansere bağlı ölümlerde üçüncü sırada yer alan son derece agresif bir tümördür. Hastalık erkeklerde kadınlara kıyasla yaklaşık 3:1 oranında daha sık görülmektedir.

Epidemiyoloji ve Etiyopatojenetik Risk Faktörleri

HCC vakalarının %80'inden fazlası altta yatan kronik karaciğer hastalığı ve siroz zemininde şekillenmektedir.

  • • Hepatit B Virüsü (HBV): Dünya genelindeki HCC vakalarının %50'den fazlasının ana etiyolojik ajanıdır. Viral DNA'nın konak genomuna entegrasyonu (özellikle HBx proteini ve genomik instabilite indüksiyonu) nedeniyle, HBV enfeksiyonu siroz gelişmeksizin de non-sirotik karaciğerde doğrudan HCC karsinogenezine yol açabilmektedir. Antiviral tedavi ile HBsAg kleransı sağlansa dahi yaş ve fibrozis derecesine bağlı olarak HCC riski tamamen sıfırlanmaz.
  • • Hepatit C Virüsü (HCV): Küresel vakaların yaklaşık %20'sinden sorumludur. HCV ilişkili HCC, neredeyse sadece ileri fibrozis veya siroz zemininde ortaya çıkar. Direkt etkili antiviraller (DAA) ile kalıcı virolojik yanıt (SVR) elde edilmesi HCC riskini belirgin ölçüde azaltsa da riski tamamen ortadan kaldırmamaktadır.
  • • Metabolik Disfonksiyon İlişkili Steatotik Karaciğer Hastalığı (MASLD / MASH): Özellikle Batı toplumlarında ve gelişmekte olan ülkelerde en hızlı artış gösteren HCC etiyolojisidir. MASH ilişkili HCC, hastaların önemli bir kısmında siroz gelişmeden, ileri yaşta ve daha büyük kitle boyutu ile başvurabilmektedir.
  • • Alkol ve Çevresel Toksinler: Kronik ağır alkol kullanımı fibrozis sürecini ve karsinogenezi hızlandırır. Fungal bir mikotoksin olan Aflatoksin B1 maruziyeti, özellikle HBV taşıyıcılarında p53 geninde spesifik nokta mutasyonlarına (p.R249S) yol açarak sinerjistik bir karsinojenik etki yaratır.
  • • Diğer Etiyolojiler: Herediter hemokromatoz, Alfa-1 antitripsin eksikliği, Primer Biliyer Kolanjit (PBC) ve Otoimmün Hepatit zemininde gelişen siroz da HCC için tanımlanmış risk faktörleridir.
  • • Koruyucu Faktörler: Doğumda veya erken çocuklukta HBV aşılaması, antiviral tedaviler, fiziksel aktivite ve düzenli kahve tüketiminin HCC gelişme riskini düşürdüğü gösterilmiştir.

Moleküler Patogenez ve Histopatoloji

Süregelen hepatosellüler nekroz, inflamasyon ve reaktif rejenerasyon döngüsü, somatik mutasyonların ve epigenetik değişikliklerin birikimine zemin hazırlar.

  • • Sık Mutasyonlar: HCC gelişiminde en sık rastlanan somatik değişiklik TERT promotör mutasyonlarıdır (%40–65). Bunu TP53 inaktivasyon mutasyonları (%25–40) ve Wnt/β-katenin yolağını aktive eden CTNNB1 mutasyonları (%20–30) izlemektedir.
  • • Histolojik Varyantlar: Steatohepatitik, şeffaf hücreli (clear cell), skiröz, nötrofil/lenfosit yönünden zengin ve kötü prognozla ilişkili makrotrabeküler masif alt tipler tanımlanmıştır.
  • • Fibrolameller Karsinom: Altta yatan siroz veya viral hepatit öyküsü bulunmayan, genç erişkinlerde (15–35 yaş) görülen özel bir klinik-patolojik varyanttır. Lameller kolajen stroma ve eosinofilik/onkositik hepatositler ile karakterizedir; serum AFP düzeyleri genellikle normal seyreder.
  • • İmmünohistokimya: Biyopsi materyalinde tanıyı doğrulamak için Hep Par 1, Arginaz-1, Glipikan-3 (GPC3) ve poliklonal CEA (kanaliküler pattern) pozitifliği değerlendirilir.

Sürveyans ve Erken Tanı Algoritmaları

Erken evrede tespit edilen vakalarda küratif tedavi şansı belirgin şekilde arttığından yüksek riskli grupta düzenli sürveyans hayatidir.

  • • Sürveyans Endikasyonları: Child-Pugh A ve B siroz hastaları (transplant adayı ise Child C), Asyalı HBV taşıyıcısı erkekler (>40 yaş) ve kadınlar (>50 yaş), Afrika kökenli HBV hastaları, ailede HCC öyküsü olan HBV hastaları ve ileri fibrozisi (F3) olan HCV hastaları.
  • • Sürveyans Protokolü: 6 ayda bir karaciğer ultrasonografisi (ultrasonografi (USG)) ± serum Alfa-Fetoprotein (AFP) ölçümüdür.
  • • Ultrasonografik Nodül Sonrası Yaklaşım:
  • – <1 cm Nodüller: 3–6 ay aralıklarla yakın ultrasonografik takip. En az 12 ay boyunca boyut artışı olmazsa standart 6 aylık takibe dönülür; büyüme veya AFP yükselmesi saptanırsa ileri dinamik görüntülemeye geçilir.
  • – ≥1 cm Nodüller: Doğrudan çok fazlı dinamik kontrastlı bilgisayarlı tomografi (BT) veya manyetik rezonans görüntüleme (MRG) (veya Kontrastlı Ultrasonografi [CEUS]) ile değerlendirilmelidir.

Tanısal Radyoloji ve LI-RADS Sınıflaması

Yüksek riskli popülasyonda (siroz, kronik HBV), HCC tanısı tipik radyolojik bulguların varlığında biyopsiye ihtiyaç duyulmaksızın non-invaziv olarak konulabilir.

  • • Çift Kanlanma Patofizyolojisi: Normal karaciğer parankimi kanlanmasının %75'ini portal venden alırken, hepatokarsinogenez sürecinde neovaskülarizasyon ile tümörün kanlanması %90–100 oranında hepatik artere kayar.
  • • Karakteristik Radyolojik Özellikler:
  • – 1. Non-rim Arteriyel Faz Hiperenhansmanı (APHE): Erken/geç arteriyel fazda tümörün karaciğer parankimine kıyasla yoğun kontrast tutması.
  • – 2. Portal Venöz / Gecikmiş Faz Washout: Kontrast maddelerin portal venöz veya gecikmiş fazda tümörden parankime kıyasla daha hızlı temizlenmesi.
  • – 3. Enhansing Kapsül / Psödokapsül: Gecikmiş fazda lezyon çevresinde belirginleşen fibrotik sınır.
  • • LI-RADS (Liver Imaging Reporting and Data System) Kategorizasyonu:
  • – LR-1 / LR-2: Kesin benign / Olası benign.
  • – LR-3: Intermediate (ara) HCC olasılığı.
  • – LR-4: Olası HCC.
  • – LR-5: Kesin HCC (Biyopsisiz non-invaziv tanı ve tedavi onayı sağlar).
  • – LR-M: Malign ancak HCC için atipik (Rim APHE, erken/belirgin washout; intrahepatik kolanjiyokarsinom veya kombine tümör ihtimali nedeniyle doku biyopsisi gerektirir).

Evreleme Sistemleri ve Karaciğer Rezervinin Değerlendirilmesi

HCC evrelemesinde yalnızca tümör yükü değil, eşlik eden karaciğer fonksiyon bozukluğunun derecesi ve hastanın performans durumu (ECOG) bir bütün olarak ele alınmalıdır.

  • • BCLC (Barcelona Clinic Liver Cancer) Sınıflaması (2022/2026 Güncellemesi): Klinik pratikte ve kılavuzlarda en yaygın kabul gören evreleme ve tedavi rehberidir:
  • – Evre 0 (Çok Erken): Tek nodül ≤2 cm, korunmuş karaciğer fonksiyonu, ECOG 0.
  • – Evre A (Erken): Tek nodül (her boyutta) veya ≤3 nodül (her biri ≤3 cm), korunmuş karaciğer fonksiyonu, ECOG 0.
  • – Evre B (Orta): Çoklu nodül (Up-to-7 ölçütü ötesi veya multinodüler bilober dağılım), korunmuş karaciğer fonksiyonu, ECOG 0.
  • – Evre C (İleri): Portal Ven Tümör Trombozu (PVTT: Vp1–Vp4) veya makrovasküler invazyon, ekstrahepatik metastaz, korunmuş karaciğer fonksiyonu, ECOG 1–2.
  • – Evre D (Terminal): Son dönem karaciğer yetmezliği (Child-Pugh C) ve/veya ECOG 3–4.
  • • Fonksiyonel Rezerv Puanlamaları:
  • – Child-Pugh Sınıflaması: Albümin, Bilirubin, INR, Asit ve Ensefalopati parametreleri ile hesaplanır (Evre A: 5–6, B: 7–9, C: 10–15).
  • – ALBI (Albumin-Bilirubin) Skoru: Subjektif kriterleri (asit, ensefalopati) içermeyen, tamamen objektif laboratuvar değerlerine dayalı bir modeldir: ALBI Skoru = (log₁₀ Bilirubin [µmol/L] × 0.66) + (Albümin [g/L] × −0.0852)
  • – ALBI Grade 1: ≤ −2.60
  • – ALBI Grade 2: > −2.60 ile ≤ −1.39
  • – ALBI Grade 3: > −1.39. ALBI skoru, özellikle Child-Pugh A sınıfı homojen hasta grupları içerisinde cerrahi rezeksiyon veya lokorejyonel tedavi sonrası toksisite ve sağkalımı tahmin etmede daha yüksek diskriminatif güce sahiptir.
  • – MELD Skoru: Kadavradan karaciğer nakli organ dağıtımında kısa dönem mortaliteyi öngörmek için kullanılır.

Tedavi Stratejileri ve Multidisipliner Yönetim

A. Küratif Cerrahi Tedaviler

  • • Parsiyel Hepatektomi (Cerrahi Rezeksiyon): Klinik olarak belirgin portal hipertansiyonu (CSPH: HVPG ≥10 mmHg, özofagus varisi veya splenomegali ile birlikte trombositopeni) olmayan, sarılığı bulunmayan, korunmuş karaciğer fonksiyonuna (Child-Pugh A / ALBI Grade 1) sahip solitary (tek) tümörlü hastalarda ilk seçenektir. Major rezeksiyon planlanan vakalarda Gelecek Karaciğer Kalıntısı (FLR) yetersizse (≤%20 non-sirotik, ≤%30–40 sirotik karaciğerde), cerrahi öncesi Portal Ven Embolizasyonu (PVE) uygulanarak sağlam parankimin hipertrofisi indüklenir.
  • • Karaciğer Transplantasyonu (OLT): Siroz zemininde gelişen HCC'de hem tümörü hem de kanserojenik karaciğer parankimini tedavi ettiği için en ideal küratif yöntemdir.
  • – Milan Kriterleri: Tek nodül ≤5 cm veya ≤3 nodül (her biri ≤3 cm), makrovasküler invazyon ve ekstrahepatik yayılım yokluğu.
  • – Bridging (Köprüleme) ve Downstaging: Organ bekleme listesinde geçen sürede tümör progresyonunu engellemek amacıyla ablasyon veya TACE ile köprüleme tedavileri uygulanır. Milan kriterlerini aşan vakalarda ise lokorejyonel tedavilerle tümör yükünün indirilerek transplantasyon kriterleri içerisine çekilmesi (Downstaging) uzun dönem nakil başarısı sağlamaktadır.

B. Lokorejyonel Ablatif ve Vasküler Tedaviler

  • • Perkütan Termal Ablasyon: Mikrodalga Ablasyon (MWA) ve Radyofrekans Ablasyon (RFA), özellikle ≤3 cm soliter lezyonlarda tam doku nekrozu sağlayarak rezeksiyona yakın lokal kontrol oranları sunar.
  • • Transarteriyel Kemoembolizasyon (TACE): BCLC Evre B (orta evre) inoperabl hastaların standart tedavisidir. Tümörü besleyen hepatik arter dallarına sitotoksik ajan (Doksorubisin/Epirubisin) ve embolizan mikrokürelerin verilmesi esasına dayanır (Konvansiyonel TACE veya DEB-TACE).
  • • Transarteriyel Radyoembolizasyon (TARE / SIRT): Yttrium-90 (⁹⁰Y) yüklü mikrokürelerle uygulanan mikro-vasküler radyoterapidir. Özellikle Portal Ven Tümör Trombozu (PVTT) varlığında ana karaciğer parankimini koruması ve iskemik yetmezlik riskinin TACE'ye göre düşük olması nedeniyle tercih edilir.
  • • Stereotaktik Vücut Radyoterapisi (SBRT): Termal ablasyon veya embolizasyona anatomik olarak uygun olmayan vakalarda yüksek doz odaklanmış eksternal radyoterapi seçeneğidir.
  • • Hepatik Arteriyel İnfüzyon Kemoterapisi (HAIC): Özellikle Asya kılavuzlarında, yüksek intrahepatik tümör yükü veya majör vasküler invazyonu olan vakalarda (ör. FOLFOX rejimleri ile) TACE'ye kıyasla daha yüksek objektif yanıt oranları sağlamaktadır.

C. İleri Evre Sistemik Tedaviler

İleri evre (BCLC C), lokorejyonel tedavilere dirençli veya ekstrahepatik metastazı olan, korunmuş karaciğer rezervine sahip hastalarda sistemik tedavi ilk tercihtir.

  • • Birinci Basamak (First-Line) Tedaviler:
  • – 1. Atezolizumab (Anti-PD-L1) + Bevacizumab (Anti-VEGF): IMbrave150 çalışmasında sorafenibe kıyasla hem genel sağkalım (OS) hem de progresyonsuz sağkalım (PFS) üstünlüğü kanıtlanmış immüno-anjiyojenik standart kombinasyondur.
  • – 2. Tremelimumab (Anti-CTLA-4) + Durvalumab (Anti-PD-L1) (STRIDE Rejimi): HIMALAYA çalışması ile tek doz yüksek CTLA-4 blokajı ve sürekli PD-L1 inhibisyonunun uzun dönem sağkalım avantajı sunduğu gösterilmiştir.
  • – 3. Nivolumab + Ipilimumab: CheckMate 9DW çalışması ile birinci basamakta sorafenib/lenvatinibe kıyasla belirgin sağkalım avantajı kanıtlanmıştır.
  • – 4. Camrelizumab + Rivoceranib: CARES-310 uluslararası faz III çalışmasında sorafenibe kıyasla anlamlı sağkalım artışı göstermiştir.
  • – 5. Tirozin Kinaz İnhibitörleri (TKI): İmmünoterapi kontrendikasyonu (ağır otoimmün hastalık, nakil öyküsü vb.) varlığında Lenvatinib (REFLECT çalışması - non-inferiority) veya Sorafenib (SHARP çalışması) tercih edilir.
  • • İkinci Basamak (Second-Line) Tedaviler:
  • – Önceki TKI veya immünoterapi progresyonu sonrasında: Cabozantinib (CELESTIAL), Regorafenib (RESORCE - yalnızca sorafenibi tolere edebilmiş vakalarda) ve Ramucirumab (REACH-2 - yalnızca bazal serum AFP ≥400 ng/mL olan hastalarda etkili anti-VEGFR2 antikoru).

D. Nüks Önleme ve Tedavi Yanıtının Değerlendirilmesi

  • • Adjuvan Tedavi ve Sekonder Önleme: Rezeksiyon veya ablasyon sonrası 5 yıllık nüks oranı %50–70 seviyesindedir. Aktif HBV/HCV enfeksiyonu olan vakalarda antiviral tedavi verilmesi, sekonder hepatokarsinogenezi ve karaciğer dekompanzasyonunu azaltır. Adjuvan tedavide IMbrave050 faz III çalışması, nüks riski yüksek rezeke/ablate hastalarda Atezolizumab + Bevacizumab tedavisinin nükssüz sağkalımı (RFS) artırdığını göstermiştir.
  • • Tedavi Yanıtı Kriterleri:
  • – Lokorejyonel veya sistemik anti-anjiyojenik/immünoterapiler sonrası klasik RECIST ölçümleri tümör boyutunu esas aldığı için oluşan avasküler nekrozu yansıtmakta yetersiz kalır.
  • – mRECIST (modified RECIST): Yalnızca arteriyel fazda kontrast tutulumu gösteren "canlı tümör" (viable tumor) dokusunun çapını ölçerek Tam Yanıt (CR), Parsiyel Yanıt (PR), Stabil Hastalık (SD) ve Progresif Hastalık (PD) değerlendirmesi yapar.
  • – LI-RADS Treatment Response (LR-TR): Lokorejyonel tedavi alan nodüllerde BT/MRG'de LR-TR Viable (canlı), LR-TR Nonviable (canlı değil/tam nekroz), LR-TR Equivocal (şüpheli) ve LR-TR Nonprogressing kategorileri ile tedavi başarısını standartlaştırır.