İçeriğe atla

Romatoid Artrit (RA)

Güncelleme: 21 Eyl 2026

Genel Bakış

Romatoid Artrit (RA); persistan sinovyal inflamasyon, sistemik tutulumlar ve otoreaktivite ile seyreden, simetrik, yıkıcı ve eroziv karakterde otoreaktif kronik bir otoimmün hastalıktır. Hastalık kontrol altına alınmadığında irreversible eklem deformitelerine, fonksiyon kaybına, sakatlığa ve akselere kardiyovasküler tutulum gibi eklem dışı komplikasyonlar nedeniyle mortalite artışına yol açar.

Epidemiyoloji, Genetik Yatkınlık ve Risk Faktörleri

  • • Epidemiyolojik Özellikler: RA, genel popülasyonda yaklaşık %0.5–1.0 oranında izlenir. Kadınlarda erkeklere kıyasla 2-3 kat daha sık görülmekte olup, en yüksek insidans 40–60 yaş aralığında tepe noktasına ulaşır.
  • • Genetik Duyarlılık ve Paylaşılan Epitop (Shared Epitope): Genetik yatkınlıktaki en güçlü bileşen, HLA-DRB1 geni ile ilişkilidir. HLA-DRB1 alellerinin beta zincirinde yer alan belirli amino asit dizilimleri (paylaşılan epitop / shared epitope), antijen sunan hücrelerin (APC) sitrülinlenmiş peptidleri CD4+ T-hücre reseptörlerine sunma afinitesini belirgin şekilde artırır. Bu durum, özellikle Anti-Sitrülinlenmiş Protein Antikoru (ACPA / Anti-CCP) pozitif RA formunun gelişimiyle doğrudan bağlantılıdır. Non-HLA genlerden PTPN22, STAT4 ve CTLA4 polimorfizmleri de riski modüle eder.
  • • Çevresel Faktörler ve Mukoza-İlişkili İmmünizasyon: Sigara kullanımı, ACPA-pozitif RA gelişimi için tanımlanmış en önemli çevresel risk faktörüdür. Sigara dumanı, bronşiyal mukozada Peptidilarginin Deiminaz (PAD) enzim aktivasyonunu tetikleyerek endojen proteinlerdeki arginin kalıntılarının sitrüline dönüşmesine yol açar. Bu mukoza-ilişkili otoreaktivite, klinik eklem semptomları ortaya çıkmadan yıllar önce mukoza yüzeylerinde otoantikor üretimini başlatır.

İmmünopatogenez ve Sinovyal Patoloji

RA patogenezi, otoreaktif lenfosit aktivasyonuyla başlayan ve sinovyal membranların invaziv bir dokuya dönüşmesiyle sonuçlanan entegre bir süreçtir:

  • • Sitrülinasyon ve Antijen Sunumu: Fibrinojen, vimentin ve α-enolaz gibi proteinlerin sitrülinlenmesiyle oluşan Neo-antijenler, paylaşılan epitop taşıyan HLA molekülleri tarafından T hücrelerine sunulur. B hücrelerinden yüksek afiniteli ACPA ve Romatoid Faktör (RF) üretimi uyarılır.
  • • Sinovyal Hiperplazi ve Panus (Pannus) Oluşumu: Aktive T (özellikle Th1 ve Th17) ve B lenfositleri, monosit/makrofajlar ve Fibroblast Benzeri Sinoviyositler (FLS) sinovyuma infiltre olur. Normalde 1–3 hücre katmanından oluşan sinovyal örtü belirgin proliferasyon göstererek yerel olarak invaziv ve eroziv özellik kazanan panus dokusunu oluşturur.
  • • Sitokin Ağı ve Proinflamatuar Kaskad: Süreçte TNF-alfa, IL-6, IL-1 ve IL-17 ana sürücü sitokinlerdir. Bu sitokinler FLS'lerden matris metalloproteinazların (MMP-1, MMP-3, MMP-13) salınımını tetikleyerek eklem kıkırdağını yıkar.
  • • Osteoklastogenez ve Marjinal Erozyonlar: Synoviyositler ve T hücreleri tarafından salınan RANKL, osteoklast farklılaşmasını ve aktivasyonunu indükler. Bu durum, eklem kıkırdağı ile kıkırdak-kemik bileşkesinde karakterize marjinal erozyonlara yol açar.

Klinik Prezantasyon ve Artiküler Tutulum Özellikleri

Eklem Dağılımı ve Tutulum Paternleri

  • • Periferik ve Simetrik Poliartrit: RA, öncelikle el ve ayakların küçük eklemlerini simetrik olarak tutan inflamatuar bir poliartrit tablosu çizer.
  • • Predileksiyon Gösteren Eklemler: Metakarpofalangeal (MCP), proksimal interfalangeal (PIP), el bilekleri ve metatarsofalangeal (MTP) eklemler en sık ve ilk etkilenen alanlardır. İlerleyen evrelerde diz, dirsek, omuz ve ayak bilekleri de tabloya eklenebilir.
  • • Dışlanan Eklemler (Kritik Ayırıcı Tanı Kriteri): RA, tipik olarak ellerdeki distal interfalangeal (DIP) eklemleri, 1. karpometakarpal (1. CMC) eklemi, sakroiliak eklemleri ve torakolomber omurgayı etkilemez. Bu tutulum paterni, Osteoartrit ve Spondiloartropatilerden ayrımda kilit rol oynar.

Sabah Tutukluğu

  • • İnflamatuar eksüdasyona ve intraartiküler sıvı birikimine bağlı ortaya çıkan sabah tutukluğu, karakteristik olarak en az 1 saat (≥60 dakika) sürer ve gün içindeki fiziksel aktivite ile kademeli olarak hafifler.

Servikal Omurga Tutulumu

  • • Aksiyel omurgada etkilenen tek bölge servikal omurgadır. Odontoid çıkıntı çevresindeki sinovyal dokunun iltihabı ve transvers ligamentin gevşemesi sonucu atlantoaksiyel (C1-C2) sublüksasyon veya subaksiyel vertikal instabilite gelişebilir. Bu durum, nörolojik bası ve servikal miyelopati riski taşıdığı için cerrahi değerlendirme gerektirebilir.

İlerlemiş Kronik Eklem Deformiteleri

  • • Tedavisiz veya dirençli olgularda gelişen kronik deformiteler şunlardır:
  • – Ulnar Deviasyon: MCP eklemlerdeki kollateral ligamentlerin ve eklem kapsülünün yıkımı sonucu parmakların ulnar tarafa kayması.
  • – Kuğu Boynu (Swan-neck) Deformitesi: PIP eklemde hiperekstansiyon ve DIP eklemde fleksiyon.
  • – Düğme İliği (Boutonnière) Deformitesi: PIP eklemde fleksiyon ve DIP eklemde hiperekstansiyon.
  • – Z-Deformitesi: Başparmakta MCP fleksiyonu ve IP hiperekstansiyonu.

Ekstra-artiküler ve Sistemik Tutulumlar

RA, vasküler yapılara ve iç organlara uzanabilen sistemik bir süreçtir.

Organ SistemiPatolojik / Klinik TabloKarakteristik Özellikler ve Laboratuvar
Cilt / DokuRomatoid NodüllerSeropozitif (RF/ACPA+) ve eroziv hastalarda ekstansör yüzeylerde (dirsek).
SolunumRA-İAH (UIP / NSIP), Plevral EfüzyonHRCT'de UIP/NSIP paternleri; Plevral sıvıda glikoz belirgin düşük (<30 mg/dL).
KardiyovaskülerAkselere Ateroskleroz, Perikardit, KYYSistemik inflamasyona bağlı MI riski 2 kat artmıştır; Perikardiyal effüzyon.
HematolojikKronik Hastalık Anemisi, Felty Sendromu, LGLHepsidin aracılı anemi; RA + Nötropeni + Splenomegali (Felty); LGL lösemisi.
VaskülerRomatoid VaskülitTırnak yatağı infarktları, pürpura, gangren, mononöritis mültipleks.
OkülerKeratokonjonktivitis Sikka, SkleritGöz kuruluğu; Sklerit durumunda skleromalazi perforans riski.

Serolojik Biyobelirteçler ve Tanı Kriterleri

Otoantikorlar

  • • Romatoid Faktör (RF): IgG'nin Fc parçasına karşı gelişen IgM yapısındaki antikordur. Duyarlılığı %70–80 olmakla birlikte özgüllüğü sınırlıdır. Yüksek RF titreleri; eroziv eklem hastalığı, romatoid nodüller ve vaskülit gibi ekstra-artiküler tutulumlarla koreledir.
  • • Anti-CCP (ACPA): Sitrülinlenmiş peptidlere karşı gelişen antikorlardır. RA için özgüllüğü %95–98 civarındadır. Erken evrede pozitifleşmesi, kemik erozyonlarının ve eroziv hastalığın gelişeceğine dair en güçlü prognostik göstergedir.

Akut Faz Reaktanları ve Hastalık Aktivite Skorları

  • • CRP ve ESR: Sistemik inflamasyon derecesini ve tedaviye yanıtı izlemede temeldir.
  • • DAS28, SDAI ve CDAI: Şiş/hassas eklem sayısı, hasta/hekim genel değerlendirmesi ve CRP/ESR verilerini birleştirerek remisyon, düşük, orta veya yüksek hastalık aktivitesini objektif olarak belirleyen standart skorlama sistemleridir.

Terapötik Yönetim ve Algoritma ("Treat-to-Target")

RA yönetiminde temel prensip "Treat-to-Target" (Hedefe Göre Tedavi) yaklaşımıdır. Amaç, hedeflenen süre içerisinde (3–6 ay) DAS28 veya SDAI skorlarına göre tam remisyon veya en azından düşük hastalık aktivitesi elde etmektir.

[RA Tanısı Konulmuş Hasta]
[İlk Basamak csDMARD]
Metotreksat (MTX) + Folik Asit
(Alternatif: Leflunomid veya Sülfasalazin)
[3–6 Ayda Hedef Değerlendirmesi]
[Hedefe Ulaşıldı]
(Düşük Aktivite/Remisyon)
[Tedaviye Devam Et]
[Yetersiz Yanıt / Direnç]
[Kötü Prognostik Faktör Var mı?]
(Anti-CCP/RF yüksek, Erozyon+)
[Evet ise]
bDMARD / tsDMARD
(TNFi, IL-6i, Abatacept, Rituximab, JAKi)
[Hayır ise]
csDMARD Kombinasyonu
(Üçlü Tedavi: MTX + SSZ + HCQ)

Konvansiyonel Sentetik DMARD'lar (csDMARD)

  • • Metotreksat (MTX): RA tedavisinde ilk basamak "çapa ilacıdır" (anchor drug).
  • – Dozaj: Haftalık 7.5–15 mg oral/SC başlanıp tolere edildikçe haftalık 20–25 mg'a çıkılır.
  • – Folik Asit Desteği: Mukozit, sitopeni ve GI bulguları azaltmak için haftalık folik asit desteği verilir.
  • – Toksisite Takibi: Lökopeni/pansitopeni ve karaciğer transaminazları (AST/ALT) düzenli izlenir. AST/ALT üst sınırın 3 katını aşarsa ilaç durdurulur. Akciğer toksisitesi (MTX pnömoniti) açısından dikkatli olunmalıdır.
  • • Sülfasalazin (SSZ): Doz kademeli artırılarak 2–3 g/gün düzeyine çıkılır; GIS toleranssızlığına dikkat edilmelidir.
  • • Leflunomid: Pyrimidine sentez inhibitörüdür (dihidroorotat dehidrogenaz blokörü, 20 mg/gün). Karaciğer toksisitesi ve hipertansiyon yapabilir.
  • • Hidroksiklorokin (HCQ): Hafif vakalarda veya kombinasyonlarda kullanılır. En önemli riski retinal toksisite (retinopati) olduğundan periyodik oftalmolojik muayene gereklidir.

Biyolojik DMARD'lar (bDMARD) ve Hedefe Yönelik Sentetik DMARD'lar (tsDMARD)

csDMARD tedavisine dirençli veya olumsuz prognostik faktörleri (yüksek Anti-CCP, erken erozyon, yüksek DAS28) olan hastalarda tedaviye eklenirler:

  • • TNF-alfa İnhibitörleri: Adalimumab, Etanercept, İnfliksimab, Golimumab, Certolizumab pegol. Önemli Önlem: Tedavi öncesi tüberküloz (PPD / QuantiFERON) ve viral hepatit taraması zorunludur.
  • • IL-6 Reseptör Antagonistleri: Tocilizumab, Sarilumab.
  • • B-Hücre Deplesyonu (Anti-CD20): Rituximab. RF/ACPA pozitif hastalarda ve RA-İAH eşlik eden olgularda özellikle etkilidir.
  • • T-Hücre Kostimülasyon Blokörü: Abatacept (CTLA-4-Ig).
  • • JAK İnhibitörleri (tsDMARD): Tofasitinib, Barisitinib, Upadasitinib. Hücre içi JAK-STAT yolağını hedefleyen oral ajanlardır.

Glukokortikoidler

  • • DMARD'ların tam etkisi ortaya çıkana kadar (ilk 6–12 hafta) düşük doz oral prednizon (<10 mg/gün) "köprü tedavisi" olarak kullanılır. Uzun süreli yüksek doz kullanımdan osteoporoz ve kardiyovasküler riskler nedeniyle kaçınılmalıdır.

Özel Klinik Senaryolar

  • • Gebelik Yönetimi: Metotreksat teratojenik olduğundan gebelikten en az 3 ay önce kesilmelidir. Leflunomid teratojeniktir; gebelik öncesi kolestiramin yıkama protokolü uygulanmalıdır. Certolizumab pegol, Fc parçası içermediği ve plasentayı geçmediği için gebelikte tercih edilen en güvenli TNF inhibitörüdür.
  • • Dirençli Hastalık ve Cerrahi: Medikal tedaviye yanıtsız ve şiddetli eklem yıkımı olan vakalarda erken dönemde sinovektomi, son evre yıkımda ise Total Eklem Protezi (Artroplasti) uygulanır.