İnvaziv kandidiyazis (İK), Candida türlerinin kan dolaşımına (kandidemi) ya da steril doku ve organlara invazyonuyla seyreden, sağlık hizmeti ilişkili enfeksiyonlar arasında morbidite ve mortalitesi en yüksek olanlardan biridir. Hastane kaynaklı kan dolaşımı enfeksiyonlarının en sık nedenleri arasında 2.–4. sıradadır. İlişkilendirilebilir (attributable) mortalite yaklaşık %30–40; septik şokta ya da kaynak kontrolü sağlanamadığında %60'ın üzerine çıkabilir.
Candida türleri gastrointestinal kanal, deri ve genitoüriner sistem mikrobiyotasının komensal üyeleridir. İnvazyon iki ana yoldan gelişir:
Geniş spektrumlu antibiyotik bakteriyel florayı baskılar, Candida aşırı çoğalır; mukozal bariyer bozulunca (kemoterapi mukoziti, abdominal cerrahi, perforasyon) kana geçer.
Santral venöz kateter, kontamine infüzyon sıvıları veya personelin elleri aracılığıyla doğrudan damar içine giriş.
Klinik üç ana kategoride incelenir:
Lokalize bulgu olmaksızın antibiyotiğe yanıtsız ateş ya da bakteriyel sepsisten ayırt edilemeyen tablo. Derin nötropenide papülonodüler deri lezyonları ve kas apseleriyle seyreden akut dissemine kandidiyazis gelişebilir.
Cerrahi ve YBÜ hastalarında en sık derin doku formu: perfore viskus, anastomoz kaçağı, nekrotizan pankreatit, sekonder/tersiyer peritonit. Hastaların yarısından fazlasında kan kültürü negatiftir. Tanı, operasyon sırasında ya da yeni yerleştirilen perkütan drenle alınan steril örnekte üreme ve klinik-radyolojik uyumla konur; günlerdir yerinde duran drenin torbasından alınan örnekte üreme kolonizasyon olabilir.
Kandidemili hastaların yaklaşık %4–15'inde hematojen göz tutulumu gelişir.
Endokardit: nativ ya da protez kapakta büyük, kolay embolize olan vejetasyonlar; etken sıklıkla C. albicans ve C. parapsilosis. Süpüratif tromboflebit: kateter komşuluğundaki vende trombüs ve apse; kan kültürü tedaviye rağmen pozitif kalıyorsa akla gelmeli.
Prematüre yenidoğanda dissemine hastalığın parçası olarak ya da nöroşirürji ve ventriküler drenaj/şant sonrası görülür; çok sayıda mikroapse ya da menenjit şeklinde.
Kandidemiden haftalar–aylar sonra hematojen tohumlanmayla disk aralığında (diskit/osteomiyelit) ya da diz/kalça ekleminde ortaya çıkar. Ağrı yereldir; ateş ve lökositoz çoğu kez yoktur, ESH ve CRP yüksektir.
Derin ve uzamış nötropeniden (özellikle akut lösemi indüksiyonu) çıkan hastada, nötrofiller toparlanırken beliren dirençli ateş, sağ üst kadran ağrısı ve ALP yüksekliği. bilgisayarlı tomografi (BT)/MR'de karaciğer ve dalakta çok sayıda "boğa gözü" (hedef) lezyon. Kan kültürü genellikle negatiftir; tedavi lezyonlar gerileyene dek haftalar–aylar sürer ve sonraki kemoterapi ertelenmez.
Asemptomatik kandidüri sondalı hastada sıktır ve genellikle tedavi gerektirmez (önce sonda çıkarılır/değiştirilir). İstisnalar: nötropeni, düşük doğum ağırlıklı yenidoğan ve ürolojik girişim öncesi. Sistemik bulgu, böbrek nakli ya da nötropeni varlığında piyelonefrit ve mantar topu (fungus ball) araştırılır.
Tanı klinik şüphe ile kültür ve kültür-bağımsız yöntemlerin birlikte kullanılmasına dayanır.
Nötropenik olsun olmasın erişkin kandidemisinde başlangıç tedavisinde ilk seçenek ekinokandindir. Ağır olmayan, azol almamış ve flukonazol direnci düşük olasılıklı seçilmiş hastada flukonazol alternatif olabilir.
| İlaç | Yükleme | İdame | Not |
|---|---|---|---|
| Kaspofungin | 70 mg IV (1. gün) | 50 mg/gün IV (>80 kg: 70 mg/gün) | Orta karaciğer yetmezliğinde (Child-Pugh B) idame 35 mg/gün |
| Mikafungin | Yok | 100 mg/gün IV | Böbrek yetmezliğinde doz ayarı yok |
| Anidulafungin | 200 mg IV (1. gün) | 100 mg/gün IV | Kendiliğinden kimyasal yıkım; karaciğer ve böbrek için doz ayarı yok |
| Rezafungin | 400 mg IV (1. gün) | 200 mg haftada bir IV (8. günden itibaren) | Uzun yarı ömürlü yeni ekinokandin |
Ekinokandinler: böbrek yetmezliği, direnç ve yeni glukan sentaz inhibitörleri →
Bu branşla ilgili çıkmış tüm YDUS soruları ve çözümlü vaka analizleri Premium abonelere özel.